
Diyabet hastası kadınlar, gebe kalmadan 3 ay
önce metabolik kontrollerini yaptırmalı. Kan
şekeri kontrolünün sağlanması için de bebeğini
emzirmeli.
Bu yıl kırkbirincisi düzenlenen Ulusal
Diyabet Kongresi'nde diyabet hastalarının en çok
kalp hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiği
ve diyabet rahatsızlığı olan bireylerin
kardiyovasküler hastalıklara yakalanma riskinin
olmayanlara göre 34 kat daha fazla olduğu
vurgulandı. Buna yol açan en önemli risk
faktörlerinin ise obezite ve hareketsizlik
olduğu belirtildi. Risk yaratan faktörleri genel
olarak şöyle sıralayabiliriz:
- Kötü
huylu kolesterolün (LDL) yüksek olması,
- İyi
huylu kolesterolün (HDL) düşük olması,
-
HbA1C (kan şekerinin son üç aydaki durumunu
gösteren ölçüt) değerinin yüksek olması,
-
Kan basıncının yüksek olması,
- Trigliserid
düzeyinin yüksek olması...
Kan şekeri
takibi çok önemli
Çoğunlukla Tip2
diyabet rahatsızlığı olan kişilerde görülen
kardiyovasküler hastalık riskinin
belirlenmesinde 'Tokluk Kan Şekeri'nin önemli
bir rol oynar. Tedavi kapsamında, tokluk ve
açlık kan şekeri takiplerinin düzenli yapılması
gerekir. Kişinin kalp hastalığı varsa ve aynı
zamanda şeker hastasıysa, LDL kolesterol
değerinin 70 ve altına indirilmesi gerekir.
Bununla birlikte HbA1C değerinin de %6,5'in
altına çekilmesi önerilir.
Genellikle 35
yaş ve üzerinde olanlar ile 4.5 kg ve üzeri
çocuk doğuranlarda görülen gebelik diyabeti de
kongrede değinilen konu başlıklarından biriydi.
Son gelişmelere göre, diyabet hastası bir kadın,
gebe kalacaksa 3 ay öncesinden metabolik
kontrollerinin yapılması ve HbA1C değerininde
yüzde 6'nın altında olması hedefleniyor. Ayrıca
bu bireylerde Tip2 DM gelişme riski yüzde 50
olduğundan doğum sonrası ideal kilosunun
korunması ve sağlıklı beslenme planının hayata
geçirilmesi çok önemli. Öte yandan uzmanlar,
doğum yapan annenin emzirmesini tavsiye ediyor,
çünkü böylece annede kan şekeri kontrolü kolayca
sağlanıyor.
Taylan Kümeli -
Milliyet