
Sağlıklı düzenli bir uyku süreci çocukların
gelişimleri açısından çok önemli.
Çocuklarda yüzde 20-30 oranında uyku
bozukluklarına rastlanılmaktadır. Bu çocukların
yüzde 27'sinde uykuya dalma güçlüğü, yüzde
25'inden fazlasında ise sık gece uyanmaları
görülmektedir.
Çocuklarda uykunun
fizyolojosi
EEG, kas tonusu ve göz
hareketi verilerine dayanarak tanımlanan; REM ve
NREM dönemleri çocuk ve ergenlerde, erişkinlere
göre farklılıklar gösterir. REM ve NREM uykuları
gece boyunca döngüsel olarak yer alırlar, döngü
zamanı bebeklikte 50-60 dakika iken, geç
çocukluk ve erişkinlikte 90 dakikaya uzar.
Çocuklarda çok büyük oranda derin-yavaş dalga
uykusu (dönem 3 ve 4) vardır; yaş büyüdükçe bu
uyku biçimi azalır. Bu uyku dönemlerinde
(genellikle uykunun ilk 1-3 saati) çocukları
uyandırmak zordur; eğer uyandırılabilirse
genellikle yönelim bozukluğu, konfüzyon ve
bilişsel işlevlerde yavaşlama
görülür.
Anne rahminde durum daha
farklıdır. Fetusta gerçek uyanıklığın olmadığı
düşünülür, ancak aktif uyku ile sessiz uyku
arasında gidiş gelişler olur. Aktif uyku
sırasında yutma, tekmeleme, solunum gibi
hareketler gerçekleşir. 30 ncu gebelik
haftasından önce doğan bebeklerde REM uykusu,
toplam uyku zamanının yüzde 90’ınını
oluştururken, zamanında doğan bebeklerde bu oran
yüzde 50 civarındadır. Yaş arttıkça REM dönem
süresinde azalma devam eder. Miadında doğan
bebekte 24 saatin yüzde 75’i uykuda geçerken, 6
ncı aya geldiğinde bu oran yüzde 50’ye düşer.
Bir yaşındaki çocuk 2,5 saat gündüz ve 11 saat
gece uyur. Gündüz uykusu iki ayrı bölümde
uyunabilir. Üç yaşındaki çocuklar genellikle
gece 10,5 saat gece, gündüz ise tek seferde 1,5
saat uyur. Gündüz uykuları 4 veya 5 yaşından
sonra kesilir . Bebeklerde gece kısa süreli
uyanmalar genelde gözlenir, ancak bir süre sonra
uykuya yeniden dalarlar. İki aylık bebeklerde bu
tarz uyanmalar uykularının yüzde 9’unu
oluştururken, dokuzuncu aya ulaştıklarında bu
oran yüzde 6’ya düşer .
Oyun çocukları ve
okul öncesi yaş grubu çocuklarında uykuya dalma
güçlüğü ve gece uyanmalarının en sık nedeni
uykuya başlama çağrışımları ile ilgili
olanlardır. Anne babanın yardımı olmaksızın
yerleşme, kendini rahatlatma ve uykuya dalma,
çocuklarda öğrenilen davranışlardır. Eğer bir
çocuk uykuya dalmak için annesinin yardımına
(sallanma, beslenme, kucağa alma) ya da özel
etkinliğe (oyuncak, müzik) alışmışsa, gece
uykusu içindeki uyku basamakları arasındaki
fizyolojik uyanmalarında da bu çevre şartlarını
isteyecektir. Uykuya dalma güçlüğü olan
çocuklarda bu fizyolojik uyanışlarda anne baba
müdahalesi ya da alışılmış özel davranışların
yapılması gerekir. Bu problemin en iyi tedavi
yöntemi davranış tedavileridir, bu teknikler
uyaran kontrolü ve dereceli söndürmeyi içerir
.
Uyku problemleri yönünden sosyal sınıf
farklılıkları olmamasına karşın, maddi
güçlükler, hastalık ve konut sıkıntısı gibi
sosyal stresi olan ailelerin çocukları daha kötü
uyku paterni olmaktadır. Annenin depresyonunun
çocuğun uyku güçlükleriyle birlikte olduğuna
dair çok kanıtlar vardır. Örneğin, bir
araştırmada; sık ve sürekli gece uyanması olan
bir ve iki yaşındaki çocukların annelerinde daha
yüksek psikiyatrik semptom sıklığı olduğunu
bulunmuştur. Aynı araştırmada uyku sorunu olan
ve olmayan yürüyen bebekleri karşılaştırdığında
uyku sorunu olan yürüyen bebeklerin annelerinde
maternal depresyon sıklığı daha sık
bulunmuştur.