
13 Temmuz 2005 Saat: 15.11
Sertleşme sorunu bulunan erkeklere yönelik
ilk hap 1999’da ‘İktidarsızlığa son’ müjdesiyle
piyasaya çıktı. Ardından iki ilaç daha benzeri
iddialarla geliştirildi.
Bugün dünyada 2.1 milyon kutudan fazla ilaç
tüketildi. Ama bakıldı ki hapı almak, sorunları
çözmek ve çiftleri mutlu etmek için yetmiyor.
Hatta giderek ereksiyon için hapa bağımlı hale
gelen erkeklerden söz ediliyor. Bu kez de ‘Yeni
geliştirilen ilaçlar, cinsel mutluluk için
yetiyor mu? Seks terapinin yerini tutuyor mu?’
tartışmaları yapılmaya
başlandı.
Sertleşme sorunuyla ilgili
1940’larda yapılan araştırmalarda, sorunun yüzde
90 psikolojik, yüzde 10’unun da organik kökenli
olduğu sonucuna varılmıştı. 1980’lerin sonundan
firmaların ilaç geliştirme çalışmaları
yoğunlaştı. Bu kez sertleşme sorunun yüzde
90’ının organik, geri kalanın psikolojik olduğu
öne sürüldü.
Ağızdan alınan ilaç
tedavileri ilk ortaya çıktığında, herkes sorunla
uğraşan ürologların işinin sona erdiği ve penil
protez kullanımının azalacağını ileri sürdü!
Benzer şekilde psikolojik yaklaşımların da artık
çok gerekli olmadığını savunanlar çoktu.
Son birkaç yıldır ise ilaçların tek
başlarına tedaviye yetip yetmediği tartışması
aldı başını gidiyor.
Psikiyatri Uzmanı
Dr. Emre Kapkın, sertleşme sorununun ilaçlarla
tedavi edildiği ve bunun psikoterapiye ihtiyacı
ortadan kaldırdığı görüşüne katılmıyor. Dr.
Kapkın, gerek sertleşme sorunu gerekse diğer
cinsel işlev bozukluklarının ilaçla tedavisinin
‘olanaksız’ olduğunu savunuyor.
‘Cinsel
terapi aynı zamanda kadın- erkek ilişkisinin
eğitimi’ diyor. Dr. Kapkın’a göre, penisi
ilaçlarla sertleştirmek mümkün. Ancak orgazma
yararı yok. Bunun ilaca bağlı iyileştirme mi,
yoksa hekim eliyle çifte verilmiş bir zarar mı
olduğu ise tartışmalı.
Dr. Kapkın, ‘Bu
etik midir? Aslında bu sadece üremeye yönelik
bir çiftleşmeden ibaret. Yani kadının
aşağılanması, eşyalaştırılması ve doğum aracına
indirgenmesi... Kuşkusuz erkeği de aşağılar ve
onu damızlık bir hayvana indirger’
diyor.
İlaca bağımlılık
oluşturuyor
Çağdaş seksolojiye göre
sevişme iki insan arasında olur. Dr. Kapkın,
cinsel terapinin başvuran çiftlerde organlar
arası ilişki yerine, insanlararası ilişkiye
geçirmeye dayandığını anlatıyor.
Dr.
Kapkın, ilaçlarla sağlanan ereksiyon ve
çiftleşmenin en önemli zararlarından birinin de
erkeğin ve kadının kısa sürede bu ilaçlara
bağımlı hale gelmeleri olduğunu belirtiyor:
‘Kuşkusuz bu bağımlılık eroin
bağımlılığı gibi fiziksel bir bağımlılık değil.’
Sertleşmesini ilaca bağlı olduğunu
düşünen erkekte koşullanma ve korku gelişiyor.
İlaç almadığında sertleşme sorunu yaşamaktan
korkuyor. ‘Ben cinsel işlev bozukluklarında
hiçbir ilaç kullanmam. Eğer bozukluk örneğin
depresyon gibi ruhsal bir soruna bağlı olarak
gelişmişse o rahatsızlığın tedavisinden sonra
cinsel terapiye başlarım. Biz aynı işi
insanların sadece birbirlerini beş duyularıyla
incelemelerini ve birbirleriyle konuşmalarını
sağlayarak çok daha kalıcı bir biçimde
iyileştiriyoruz’ diyor.
İlaç yetmez
karşısındakine saygı
yoksa
Medİstanbul Kliniği Üroloji
Uzmanı Dr. Haluk Kulaksızoğlu’na göre ise
cinsellik başlangıcında beyindeki uyarılmalar
önemli. Bunun en basit kanıtlarından birini
penis damarlarının incelenmesi için yapılan
doppler çekiminde gözleniyor.
Penis
içerisine yapılan sertleşmeyi sağlayıcı
maddelerin verilmesinin yanında hastaların
kendilerini uyarmalarıyla daha başarılı sonuçlar
alınıyor:
‘Bu nedenle aslında organik
veya psikojenik ayırımının yapılmasının günümüz
hasta yaklaşımında yeri olmadığını düşünüyorum.
Çünkü sertleşme sorunu hastanın psikolojisini
etkiler. Belki de cevaplanması gereken soru,
bizim organik hastalık bulduğumuz erkeklerde
psikolojik destek tedavisine ihtiyaç duyup
duymadığımız. Benim şahsi görüşüm seks terapisi,
kişilerin ve partnerlerinin tedaviden
beklentilerini daha iyi anlamalarını sağlar.
Tedaviye uyumu arttırır.’
Psikoterapi
tek başına tedavi etmiyor
Dr.
Kulaksızoğlu’na göre, ağızdan alınan sözkonusu
ilaçları kullanan herkes bu tedavilerden fayda
görmüyor:
‘Psikiyatristlerden tedavinin
çeşitli aşamalarında yardım talebim oluyor.
Sertleşme değerlendirmesinde tedavi başlamadan
önce, bu konuda deneyimli bir seks terapistinin
hastaları görmesini tercih ediyorum. Yine de
ilaçların psikoterapinin gerekliliğini azalttığı
ve tedaviyi değiştirdiğini düşünüyorum.
Psikoterapi kendi başına bir tedavi seçeneği
değil, tüm tedavinin bir parçası
olabilir.’
Erkek sertleşme sorunu
ağırlıklı olarak orta yaşla birlikte çıkıyor.
Bu arada kadınlar da özel bir dönem olan
menopoza giriyor. Sertleşme sorunu yaşayan
erkekler ilaç alırken, benzer sorunu yaşayan
eşlerini atlamak eksik tedavi aslında. Kadınlar,
cinsel isteksizlik, kayganlaşmada sorun,
depresyon gibi sorunlar yaşıyorlar.
Dr.
Kulaksızloğlu, ‘Bu durumda sadece sorunu olan
erkeğin tedavi edilmesi sorunları çözmüyor.
Hatta daha da arttırabiliyor. Kadının da iyi
değerlendirilmesi gerekiyor. Kadın, eşini ve
doktoru ‘Bu yaştan sonra bunlara ne gerek var?’
gibi bir anlayışla tedaviden uzaklaştırmaya
başlar. Bunun devam etmesi erkekleri evlilik
dışı ilişkilere itebilir’ diyor.
Erkek ilacı aldım hazırlan mı
desin
Konunun tıbbi kongrelerde de
tartışılmaya başlandığını anlatan Psikolog Ayşe
Kayhan, ‘Diyelim ki erkeğe ilacı verdik,
ereksiyonu sağladık. Peki kadının sekse hazır
olmadığı? Erkek, ‘İlacı aldım. Hazırlan’ mı
diyecek eşine. Seks böyle yaşanılmaz. Bakışma ya
da ne bileyim saçı atma gibi bir uyaranla
başlayan bir süreç. Zaten ilaclar alındıktan
sonra ereksiyon için uyarılma da gerekiyor.
Sadece teknik anlamda bir boşalmayı
hedefliyorsak zaten olaya tek taraflı bakıyoruz
demek. Erkeklerin iktidar ilişkisi korunmuş
oluyor sadece.’ Kayhan, artık örneğin Viagra
kullanan erkeklerin eşleri üzerinde de
araştırmalar yapıldığını anlatıyor. ‘İlaca
ihtiyaç duyan erkeklerin partnerleri genellikle
menopoz dönemindeki kadınlar oluyor. Bunların
istekleri ne peki?’ diyor.
İlk
basamak tedavi ilaç
Cerrahpaşa Tıp
Fakültesi Androloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Emre Akkuş, ilaç tedavisinin ilk
basamak tedavisinde seks terapisine ihtiyaç
olmadığını düşünüyor.
‘Cinsellik iki
kişi arasında olur. Eğer soruna yol açan
faktörler, partlerin kişilik, davranış, olaya
yaklaşımındaki farklılıktan kaynaklanıyorsa iki
taraflı tedavi edilmesi gerekir. Çiftlerin
beraberliklerinde evlilik sorunları, tensel
uyumsuzluk, cinseliği yaklaşım, algılama ve
cinsellikten beklentilerinde farklılık olabilir.
Bu durumda seks terapist veya konuyla ilgili
psikologtan da yardım alınabilir’ diyor. Prof.
Dr. Akkuş, ilaç tedavisinin yeni bir sorun
getirdiği görüşüne katılmıyor.
Tam tersi
cinsel sorunları bulunan ve ilişkiden kaçan
erkeklerin eşleriyle sorun yaşabileceğini
belirtiyor. Ama örneğin menopoz döneminde olan
bir eş sözkonusuyla ve bu döneme özgü cinsel
isteksizlik, kuruluk gibi sorunlar yaşıyorsa
erkeğin de anlayış göstermeyi ihmal etmemesi
gerektiğini hatırlatıyor.
İlaç ve
terapiden istenen sonucu alamayanlar için penise
enjeksiyon, ondan sonra da penil protezler
(mutluluk çubukları) gündeme geliyor.  |