16 Ağustos 2005 Saat: 03.50
İyi, güzel aklıbaşında bir ilişki yaşamak
istiyorsanız, sevgilinizin sabrını zorlamamalısınız.
Her kadın, sevgilisinin hayatındaki tek kadın olmak
ister... Anne, abla, kardeşten de öte. Ama bunu
sağlayabilmek için, sevgilinizi delirtmemeniz gerekiyor.
İşte size erkeklerin dayanamadığı ve korkup kaçtığı
kadın tipolojisinin özeti...
(Yani, yapmamanız
gerekenler!)
Tanışma evresi
*
Yeni biriyle tanıştınız, hoşlandınız, onunla bir şeyler
yaşamak istiyorsunuz. Bu durumda;
- Beraber
geçirdiğiniz ilk dakikalarda çok gülüp çok
konuşursanız,
- Hiç konuşmazsanız ve dut yemiş
bülbül misali bir köşede oturursanız,
- Söylediği
her şeye “ben de...” diye karşılık veren cümleler
kurarsanız,
- Kendi fikirlerinizi sürekli
savunursanız,
- Zekanızı göz önüne sermek için
küçük oyunlara başvurursanız,
- Kendiniz hakkında
çok şey anlatırsanız,
- Ailenizin geçmişine
kadar, bu anlattıklarınızı detaylandırırsanız,
-
Onu beğendiğinizi çok belli ederseniz ya da direk bunu
söylerseniz,
- “Keşke seni daha önce tanısaydım”
gibi cümleler kurarsanız,
- “Depresyondayım”
derseniz,
- Eski sevgililerinizi
anlatırsanız,
- Çok içki içerseniz,
- Çok
sigara içerseniz,
- Ben özgür bir kadınım
triplerini gözüne sokarsanız;
(Adam kaçar...
İkinci kez göremeyebilirsiniz.)
Flört
evresi
Bu aşamada;
- Tanışma
evresindeki tüm erkek iten hareketleri
sürdürürseniz,
- Elinizi tutması gibi küçük
şeylere çok çekinirseniz,
- Elini tutmaya
çalışırsanız,
- O sormuş olsa bile, “şu güne
kadar şu sayıda kişiyle ilişkim oldu” benzeri cümleler
kurarsanız,
- Flörtün bir sonraki aşamasının
sevgililik olduğunu ona çaktırırsanız,
- Sizi
aramasını dört gözle beklediğinizi belli
ederseniz,
- Onu ararsanız,
- Onu hiç
aramazsanız,
- Başbaşa çıkmak yerine hep arkadaş
gruplarıyla takılmayı isterseniz,
- Hep başbaşa
kalmaya çalışırsanız;
(Adam sıkılır.... Siz de
yalnız kalırsınız.)
Sevgililik
evresi
* İyi bir ilişki istiyorsanız,
erkeğinizin istediği kadın olmalısınız. Bu
durumda;
- İlk iki evrenin toplamı, ekstra gıcık
eden tavırlarınız sürüyorsa,
- “Sevgilim, aşkım,
canım, bitanem” laflarını kullanmıyorsanız,
- Bu
lafları çok kullanıyorsanız,
- Beraberliğinizin
geleceği olduğunu ona hissettiriyorsanız,
-
Geleceği yokmuş gibi davranıyorsanız,
- Sütünü
içmesinden, gömleğine kadar her şeyiyle anaçvari bir
tavırla ilgileniyorsanız,
- Yatak toplamasına
bile yardım etmeden, tamamiyle ilgisiz kalıyorsanız,
yani anaç bir tutum sergilemiyorsanız,
- “Beni
seviyor musun, beni güzel buluyor musun” tadında
sorularınız sıksa,
- Ona olan sevginizi sık sık
dile getiriyorsanız,
- İşiniz her şeyden önce
geliyorsa,
- Ailenizi ondan daha fazla
önemsiyorsanız,
- Her şeyiniz
sevgilinizse,
- Sık sık ağlama nöbetleri
geçiriyorsanız onun yanında,
- Sık sık çok
eğlendiğinizi belirtiyorsanız,
- Spor programı
seyrederken dikkatini dağıtıyorsanız,
- Sinemaya
gidecekseniz, kendi seçtiğiniz film olmasında
diretiyorsanız,
- Cep telefonunu, cüzdanını
karıştırdığınızı çaktırıyorsanız,
- Canı sıkkın
ve konuşmak istemezken, “noolur derdini anlat” diye
üstüne geliyorsanız,
- Kavga ettikten sonra
dırdırınız sürüyorsa,
- Hiç kavga
etmiyorsanız,
- Eski sevgililerinizle görüşmeye
devam ediyorsanız,
- Onun eski sevgilileriyle
görüşmesine karışıyorsanız,
- Ona hiç yemek
yapmıyorsanız,
- Beyaz slip kilot giymesine
söyleniyorsanız,
- Sık sık duş alması için
rahatını bozuyorsanız, - Kilo alıyorsanız,
-
Bakımsız bir şekilde karşısına çıkıyorsanız,
-
Ona sık sık hediyeler alıyorsanız,
- Aynı şekilde
ondan küçük hediyeler, süprizler bekliyorsanız,
-
Ona hiç hediye almıyorsanız,
- Onu özgür
bırakıyorsanız,
- Her yaptığından haberdar olmak
istiyorsanız,
- Günlük programınızı ona
listelemiyorsanız,
- Ona ihtiyacınız olduğunu
söylüyorsunuz, - “Sana ihtiyacım yok, tek başıma da
başımın çaresine bakabilirim” modundaysanız,
-
Yani hayatınızı onun hayatına göre
ayarlamıyorsanız,
(Bu aşk burada biter ve adam
çeker gider.)
|